Ceza Davasında Beraat Eden İşçi Güven Kaybı Nedeniyle İşten Çıkarılabilir mi?
Anayasa Mahkemesi, ceza yargılamasında beraat eden bir çalışanın güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle işten çıkarılmasını, somut olayın koşullarında özel hayata saygı hakkının ihlali olarak değerlendirmedi. Karar, şüpheye dayalı fesihlerde kesin suç ispatı aranmasa da şüphenin ciddi, güçlü ve objektif olgularla desteklenmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
- Tür
- Diğer
- Kanun/Karar No
- AYM · Mehmet Demir · B. No: 2020/7753 · 16.09.2026
- Resmî Gazete Sayısı
- 33415
- Yayım Tarihi
- 30 Ekim 2026
Kararın Künyesi
Karar Türü: Anayasa Mahkemesi Bireysel Başvuru Kararı
Mahkeme: Anayasa Mahkemesi, Birinci Bölüm
Başvuru: Mehmet Demir · B. No: 2020/7753
Karar Tarihi: 16.09.2026
Resmî Gazete: 30.10.2026 · Sayı 33415
Karar Sonucu: Özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediği (oybirliğiyle).
Uyuşmazlık Nasıl Ortaya Çıktı?
Anayasa Mahkemesinin 16 Eylül 2026 tarihli Mehmet Demir kararına konu uyuşmazlık, bir çalışanın terör örgütüyle irtibatlı olduğu şüphesi nedeniyle iş sözleşmesinin feshedilmesinden kaynaklanmaktadır.
Başvurucu, 2012 yılından itibaren TGS Yer Hizmetleri A.Ş. bünyesinde hareket koordinasyon müdürü olarak çalışmaktaydı. İşveren, 13 Haziran 2017 tarihinde ByLock kullanımı ve FETÖ/PDY ile irtibatlı olunduğu şüphesini gerekçe göstererek iş sözleşmesini feshetti.
Fesih işleminde 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 7. maddesine ve 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. maddesine dayanıldı.
Başvurucu, feshin geçersizliğinin tespiti ve işe iadesi talebiyle dava açtı. Ancak Bakırköy 6. İş Mahkemesi, taraflar arasındaki iş ilişkisinin çekilmez hâle geldiği gerekçesiyle davayı reddetti. İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetti.
Ceza Davasında Beraat Edilmesi Neyi Değiştirdi?
Başvurucu hakkında ayrıca silahlı terör örgütüne üye olma suçundan ceza yargılaması yürütüldü.
İstanbul 27. Ağır Ceza Mahkemesi, başvurucunun ByLock kullanıcısı olduğuna ilişkin kesin bir sonuca ulaşılamadığını ve mahkûmiyete yeterli delil bulunmadığını belirterek 12 Eylül 2023 tarihinde beraat kararı verdi. Beraat kararı 17 Haziran 2025 tarihinde kesinleşti.
Bunun üzerine değerlendirilmesi gereken temel hukuki soru şu hâle geldi:
Bir kişinin ceza yargılamasında beraat etmesi, aynı olgulara dayanan güven kaybı gerekçeli iş sözleşmesi feshinin mutlaka hukuka aykırı olduğu anlamına gelir mi?
Bu sorunun cevaplanmasında ceza hukukundaki mahkûmiyet koşulları ile iş hukukundaki şüpheye dayalı fesih ölçütlerinin birbirinden ayrılması önem taşıyor.
Şüphe Feshi Nedir ve Hangi Koşullarda Uygulanabilir?
Şüphe feshi, işçinin belirli bir davranışı kesin olarak gerçekleştirdiğinin ispatlanamadığı, ancak işçinin kişiliğinden kaynaklanan ciddi ve objektif olguların iş ilişkisinin sürdürülmesi için gerekli güveni zedelediği durumlarla ilişkilidir.
Anayasa Mahkemesi, Mehmet Demir kararında şüphe feshinin niteliği gereği kesin ispat aranmayabileceğini; fakat bunun işverenin soyut, kişisel veya dayanaksız şüphelerle fesih yapabileceği anlamına gelmediğini vurguladı.
Mahkemeye göre şüphenin:
- İşçinin kişiliğinden kaynaklanan bir sebebe dayanması,
- Ciddi, önemli ve somut nitelikte objektif olay ve olgularla desteklenmesi,
- İş ilişkisindeki güvenin neden zedelendiğini açıklayabilecek yeterlilikte olması,
- Keyfî uygulamalara yol açmayacak şekilde değerlendirilmesi
gerekiyor.
Dolayısıyla işverenin yalnızca bir iddiayı ileri sürmesi veya genel bir güven kaybından söz etmesi tek başına yeterli değildir.
Anayasa Mahkemesi Neden Hak İhlali Bulmadı?
Anayasa Mahkemesi, başvuruyu Anayasa’nın 20. maddesinde güvence altına alınan özel hayata saygı hakkı kapsamında inceledi. OHAL döneminde alınan tedbire ilişkin incelemede Anayasa’nın 15. maddesindeki güvence rejimini esas aldı.
Mahkeme, iş ilişkisinin sona erdirilmesine yol açan şüphenin somut başvuru özelinde ciddi, güçlü ve objektif nitelikte değerlendirildiğini belirtti.
Kararda, fesih işleminin gerçekleştiği olağanüstü hâl döneminin koşulları da dikkate alındı. AYM, millî güvenlik ve kamu düzeninin korunması ile kamu hizmetinin sürdürülebilirliğine ilişkin meşru amaçları değerlendirdi.
Bununla birlikte inceleme yalnızca fesih gerekçesiyle sınırlı tutulmadı. Başvurucunun mesleki faaliyetlerini sürdürme imkânı, başka bir işte çalışmasının engellenip engellenmediği ve fesih işleminin kendisine yüklediği külfet de ele alındı.
Başvurucunun özel sektörde çalışmasını engelleyen ilave bir kısıtlamaya tabi tutulmaması ve yargılama sürecinde iddia, savunma ve delil sunma haklarını kullanabilmesi de değerlendirmede etkili oldu.
Sonuç olarak AYM, başvurucuya yönelik müdahalenin somut olayda ölçülü olduğu ve kamu yararı ile bireysel menfaat arasında adil dengenin kurulduğu kanaatine ulaştı.
Anayasa Mahkemesi, özel hayata saygı hakkının ihlal edilmediğine oybirliğiyle karar verdi.
Beraat Kararı İş Hukukundaki Şüpheyi Her Zaman Ortadan Kaldırır mı?
Karardan çıkan önemli sonuç, ceza yargılamasındaki beraat ile iş hukukundaki şüphe feshi değerlendirmesinin her durumda aynı sonuca ulaşmak zorunda olmamasıdır.
Ceza mahkemesi, kişinin isnat edilen suçu işlediğinin mahkûmiyete yeterli delillerle ortaya konulup konulmadığını değerlendirir. Şüphe feshinde ise iş ilişkisinin sürdürülmesi için gerekli güvenin ciddi ve objektif nedenlerle zedelenip zedelenmediği önem taşır.
Ancak bu ayrım, beraat kararının iş uyuşmazlığında dikkate alınmayacağı anlamına gelmez. Beraat gerekçesi, feshe dayanak gösterilen olguların güvenilirliği ve somut delillerle desteklenip desteklenmediği bakımından önemini korur.
Ayrıca Mehmet Demir kararının olağanüstü hâl dönemine özgü koşullarda verilmiş olması, kararın bütün iş sözleşmesi fesihlerine aynı şekilde uygulanamayacağını göstermektedir.
Her şüphe feshi hukuka uygun değildir; her beraat kararı da şüpheye dayalı feshin otomatik olarak geçersizliği sonucunu doğurmaz.
İşverenler ve Çalışanlar Açısından Kararın Önemi
İşverenler açısından karar, güven ilişkisinin bozulduğu gerekçesiyle yapılacak fesihlerde somut olayların, objektif bulguların ve fesih gerekçesinin açık biçimde ortaya konulmasının önemini göstermektedir.
Fesih sebebinin işçinin görevine, iş ilişkisinin niteliğine ve olayın koşullarına göre değerlendirilmesi gerekir. Soyut kanaatlere veya doğrulanmamış iddialara dayanılması hukuki risk doğurabilir.
Çalışanlar açısından ise işverenin ileri sürdüğü şüphenin dayanaklarının, bu dayanakların güven ilişkisini gerçekten etkileyip etkilemediğinin ve fesih işleminin ölçülü olup olmadığının yargısal denetime tabi olduğu unutulmamalıdır.
Özellikle işe iade davalarında, fesih işlemine dayanak gösterilen olgular ile işverenin bunlardan çıkardığı sonuç arasındaki bağlantı önem taşır.
Sonuç
Anayasa Mahkemesinin Mehmet Demir kararı, iş sözleşmesinin şüphe nedeniyle feshedilmesinde kesin suç ispatı ile objektif güven kaybı arasındaki hukuki farkı ortaya koymaktadır.
Mahkeme, ceza yargılamasında beraat etmiş olan başvurucunun iş sözleşmesinin feshedilmesini somut olayda özel hayata saygı hakkının ihlali olarak değerlendirmemiştir.
Bununla birlikte karar, işverenlere sınırsız bir fesih yetkisi tanımamaktadır. Şüphenin somut, ciddi ve objektif temellere dayanması; fesih işleminin keyfî olmaması; ölçülülük ve yargısal güvencelerin gözetilmesi önemini korumaktadır.
Kaynaklar ve Hukuki Dayanaklar
- Anayasa Mahkemesi, Mehmet Demir Başvurusu, Birinci Bölüm, B. No: 2020/7753, 16.09.2026; Resmî Gazete: 30.10.2026, Sayı 33415. Özellikle §§ 3–8, 13–25 ve hüküm bölümü. AYM — Kararın resmî tam metni
- Türkiye Cumhuriyeti Anayasası, m. 15 ve m. 20.
- 4857 sayılı İş Kanunu, özellikle m. 18, 20 ve 25.
- 673 sayılı Kanun Hükmünde Kararname, m. 7 — Somut fesih işleminde dayanılan olağanüstü hâl düzenlemesi.
İlgili çalışma alanı: Anayasa Hukuku ve Bireysel Başvurular, İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Hukuku
Etiketler: AYM · Şüphe Feshi · İşe İade · Beraat · Özel Hayata Saygı
Bu sayfadaki bilgiler genel bilgilendirme amaçlıdır, hukuki görüş niteliği taşımaz. Somut durumunuz için bir avukatla görüşmeniz önerilir.
← Tüm düzenlemeler